18 Ocak 2018 Perşembe 04:13 - Orhangazi Haber ve Bilgi Portalı
Üye Girişi
Üye Adı: Şifre:  

Şimdi siz de Google Map'e kayıt olarak firmanızı bulunabilir yapın. Firmanızı Google Maps'e kayıt edelim arayanlar sizi Google Maps'de Bulsun...
English French Deutsch Turkish
Ana Menü
Orhangazim
Orhangazim.net
Üyeler İçin
Belde ve Köyler

Ansiklopedi



İZNİK; GÖL, AKŞAM VE ŞİİR

İZNİK; GÖL, AKŞAM VE ŞİİR

İznik`te son yıllarda düzenlenen kültür ve sanat etkinliğinin adı `İznik Göl Akşamları` adını taşıyor. Gelenekselleşen İznik Göl Akşamları`nda önceden sadece müzik sanatçılarının konserleri yer almaktayken, son iki yıldır şiire de yer verilmeye başlanmış. 

İznik`te eğitim, kültür, sanat, spor, tarım, ekonomi, kısacası hayat adına, birkaç yıldır güzel  hareketler görülüyor. Kaymakam Hüseyin Avcı ve Belediye Başkanı Kadri Eryılmaz`ın omuz omuza vererek gerçekleştirdiği etkinliklerin hangisini anlatalım? Üniversite kurmak için açılan kampanya, şiirle musikinin buluşturulduğu Göl Akşamları, şehrin futbol takımı İznikspor`la ilgili çalışmalar, çiniciliğin tekrar zirveye çıkarılması  ve başta zeytin olmak üzere tarım üzerine girişilen hamleler, tarihi ve arkeolojik çalışmaların devam ettirilmesi... Bütün bu çalışmalar, pek çok yerel mülki ve idari birimce ikinci, hatta üçüncü dereceden işler olarak görülebilir. Fakat İznik için asli ve birinci derece öneme sahiptir ve bu şehrin idarecileri işlerinin farkındadır... İznik, Güney Marmara`da, Bursa`ya bağlı şiirden bir şehir! Öyleyse biz bu şirin ilçenin şiirle irtibatına değinelim. İzlenimleri bir `gözlemci` sıfatıyla aktarmaya çalışalım...

İznik Gölü`ne nazır şiir...

Efendim, İznik`te son yıllarda düzenlenen kültür ve sanat etkinliğinin adı `İznik Göl Akşamları` adını taşıyor. Gelenekselleşen İznik Göl Akşamları`nda önceden sadece müzik sanatçılarının konserleri yer almaktayken, son iki yıldır şiire de yer verilmeye başlanmış. İznik Göl Akşamları Şiir Şöleni`nin ikincisi 12 Ağustos akşamı gerçekleşti. Etkinliğe Adana, Adıyaman, Bursa, Erzurum, Gaziantep, İstanbul, K. Maraş, Kütahya, Malatya, Niğde, Tekirdağ gibi çeşitli şehirlerden, hatta yurt dışından (Hollanda) gelen şairler katıldı. Şiirlerini İznik Gölü sahil şeridinde, denizle lebaleb olan bir açık hava sahnesinde okuyan katılımcı şairler şunlardı: A. Vahap Akbaş, Ali Şeyh Özdemir, Aysen Akdemir, Bahaettin Karakoç, Cevat Akkanat, Filiznur Atalan, Hayrettin Durmuş, Hüseyin K. Ece, Mehmet Gemci, Murat Soyak, Mustafa Emre, Mustafa Kuşcuoğlu, Mustafa Okumuş, Mustafa Özçelik, Samiha İkbal Partal, Sibel Doğan, Şahin Taş, Ömer Emecan, Özcan Ünlü, Rıdvan Canım ve Yasin Mortaş...

Şiirin `uç bey`leri nedense yoktu...

* Şair Bahaettin Karakoç, şölen sonunda yaptığı konuşmada `uç beyi` olarak gördüğü  bazı davetli şairlerin şölene katılmadığını, bu yüzden bu şairlerin elinden uç beyliğini aldığını söyledi. Karakoç`un bu cümlesi, özel zaruretlerden ötürü şölene katılamayan Metin Önal Mengüşoğlu`na yönelik bir `sevgi` ifadesi olduğu şeklinde yorumlandı. Karakoç sözünü `Şu anda 76 yaşındayım, sağlıklıyım ve yazmaya devam ediyorum. Sürekli seyahat ediyorum, ömrüm yollarda geçiyor. Benim için biraz yorucu ama, varsın olsun... Şiirimizi tanıtmak ve genç kuşaklara bir şeyler aktarmak, onlara yeni bilgiler kazandırmak benim bütün yorgunluklarımı unutturuyor. İznik Şiir Şöleni hatasız düzenlenen şölenlerden birisi. Benzer şiir şölenlerinin çoğalması lazım.` şeklinde sürdürdü.

* Mustafa Özçelik, İznik`de medeniyet hayatımıza yön veren pek çok şahsiyetin medfun bulunduğunu, bunlardan birisinin de Mutasavvıf Şair Eşrefoğlu Rumiolduğunu, şiir şöleninin bundan sonraki yıllarda onun mezarı başında dua edilerek başlamasının daha güzel olacağını belirtti. Özçelik`in bu temennisi genel kabul gördü. * Cevat Akkanat, dinleyiciler arasında Bursa`nın merkez ilçe belediye başkanlarının ve milletvekillerinin de olduğunu, onları bu şölene çeken etkenin şiir olduğunu söyledi ve şöyle dedi: `Fakat nedense Bursa`nın bu pek değerli yöneticileri Bursa`da bu tür kültürel etkinliklere hizmet etmiyorlar. Demek ki İznik ile Bursa karşılaştırıldığında İznik bir adım önde. Öyleyse, İznik`i sadece medeniyetlerin başkenti olarak değil, şiirin başkenti olarak da anabiliriz. Gerisini Bursa`nın idarecileri düşünsün. Bu şöleni tertip edenleri ise tebrik ediyorum...` *  İznik Göl Akşamları Şiir Şöleni önceden 13 Ağustos akşamı olarak açıklanmıştı. Fakat, çeşitli zaruretlerden ötürü bir gün öne alındı. Bu tarih değişikliğinden midir, yoksa  `Şekerlik` köşesindeki `şekerleme`sinde dalıp kaldığından mıdır bilmiyoruz, şair ve yazar Mehmet Şeker şölene bir gün geç katıldı. Dolayısıyla şiir okuyamadı.

* Bu tür etkinliklerle bir araya gelen şairler birbirlerine yeni çıkardıkları dergi ve kitapları da takdim ederler. Şairlerin İznik buluşmasında elden elele dolaşan yayınlar şunlardı: İznik Kaymakamlığının kültür armağanı olarak hazırlanan ve geçen yıl düzenlenen I. İznik Gök Akşamları Şiir Şöleni kitapçığı `Şiirce`,  Mehmet Gemci`nin Yanlış Parantez, Hayrettin Durmuş`un Kapına Geldim, Rıdvan Canım`ın Suların Ötesi, A. Vahap Akbaş`ın Kuş Olsun Yüreğim, Cevat Akkanat`ın Hüzn ü Aşk adlı şiir kitapları. Mustafa Özçelik`in Odunpazarı Belediyesi`nce yayımlanan `Nasreddin Hoca` başlıklı inceleme kitabı, Mustafa Emre`nin `Dünden Bugüne Çukurova Şiirleri`, Rıdvan Canım`ın `Şiirin Kanatları İstanbul` ve Cevat Akkanat`ın `Baba, Bu Kitap Sana` adlı antolojileri ve Mustafa Kuşçuoğlu`nun takdim ettiği Malatya Yorum gazetesi...

* İzniklilerin yoğun katılımıyla gerçekleşen ve yaklaşık iki saat süren şiir şöleninin sonunda sanatçı Hüner Coşkuner de bir konser verdi. * Göl Akşamları`nın ikinci gününde şairler şehrin tarihi ve coğrafi mekanlarını gezdiler. Kaymakam Hüseyin Avcı`nın da katıldığı gezide şu mekanlar ziyaret edildi: 1. Murat Hamamı, Orhan Camii(Ayasofya Müzesi), Çini Fırınları Kazı Alanı, 2. Murat Hamamı, Süleyman Paşa Medresesi, Yakup Çelebi Camii ve Türbesi, Nilüfer Hatun İmareti(İznik Müzesi), Yeşil Camii, Tarihi Topkapı Çınarı, Lefke Kapı ve Su Kemerleri, Abdulvahap Sancaktari Türbesi, Sansarak Kanyonu. * Şölene katılan şairlerden bazıları, daha sonra TYB Bursa Şubesi yetkilileri rehberliğinde küçük bir Bursa gezisi yaptılar. 

İZNİK`LE İLGİLİ BİLGİLER

Güzel sanatlar:Geç antik çağ eserleri: İznik şehrinin kuruluşu Helenistikçağa rastlar. Şehrin ana düzenini, birbirini dikey olarak kesen ve günümüze kadar gelen iki büyük cadde ile bunların bitimindeki dört kapı meydana getirir. İstanbul ve Lefke kapısı Hadrianus zamanına aittir, Yenişehir kapısı II. Claudius zamanına aittir, Göl (iskele) kapısı bugün yoktur. Bugünkü surlar geç Romaçağına aittir. Surların uzunluğu 4427m`dir. Surların 114 kulesi vardır. Şehir surlarının dışında batıya giden Roma çağı yolunun kenarında Obelisk(Dikilitaş veya Nişantaş) bulunur. C. Cassius Philiscus adına dikilmiştir. Şehrin güneybatısında Roma çağına ait tiyatro yıkıntı halindedir.

Erken Hristiyan ve Bizans çağı eserleri: Bu döneme ait Mezar odası (Hipoje) İstanbul kapısının dışında, şehirden 3-4km uzaktadır. Ayasofya(Orhan camii), şehrin merkezinde ana yolların kesiştiği yerdedir. 781 yılındaki VII. konsilin bu binada toplandığı sanılmaktadır. 1331`de Orhan adına camiye çevrildi. Koimesis kilisesi, Vaftizhane(Böcek ayazması), Hagios Tryphonos kilisesi bu dönemin eserleridir.Türk devri: Bu devirdeki eserlerin hemen hepsi erken Osmanlı çağına aittir. Hacı Özbek camii, türbe ve hamamdan meydana gelen Hacı Hamza Mescid ve Külliyesi, Çandarlı Kara Halil Paşa`nın emriyle yapılan Yeşil camii, Mahmut Çelebi camii, Şeyh Kutbettin camii, Eşref-i- Rumi camii, Orhan imaret camii, Nilüfer Hatun imareti, Yakup Çelebi imareti ve türbesi, Süleyman Paşa medresesi, Sarı Saltuk türbesi, Kırgızlar türbesi, Çandarlı Hayrettin Paşa türbesi, İbrahim Paşa türbesi, Osman Beyhamamı, II.Murat hamamı, İsmail Bey hamamı bu devrin eserleridir. İznik çeşitli devirlere ait yapıların yanı sıra çini ve seramik merkezi olarak da önemlidir.

İznik konsilleri: Kiliseler arası konsillerden ikisi, 325 ve 787 yıllarında burada toplanmıştır.

İznik Müzesi (Nilüfer Hatun imareti): Müzede Helenistik Roma, Bizans, Selçukve Osmanlı sanatı ile ilgili eserler vardır. Müze bahçesinde sarkofajlar, kabartmalar, sütun başlıkları, mimari parçalar, steller, islami mezar taşları bulunur. Revakların altında İslami kitabeler kronolojik sıraya göre sergilenmiştir. Müze eyvanında İznik çinileri, tabaklar, kaseler bulunmaktadır.

Gelir Kaynakları: Sebze, meyve, son turfanda yaş üzüm, zeytin vb. üretimi yapılır. Balıkçılık, çinicilik ve turizm diğer gelir kaynaklarıdır.

İznik`e Nasıl Gidilir: İznik`e Yalovave Bursa üzerinden ulaşabilirsiniz. Yalova ve Bursa`dan İznik`e otobüs seferleri yapılıyor. Bursa - İznik arası yaklaşık 1 saat kadardır. Sanat ve kültür merkezi İznik `çini`leriyle meşhur

* İznik gölünün doğu kıyısında, göl seviyesinden 8-10 m yükseklikte bulunan İznik, günümüzde yaklaşık 45 bin  kişiye daimi ev sahipliği yapıyor. Şehrin ilk adı olan Antigonia, burayı kuran Antigonos`tan gelir. MÖ 310`da Lysimakhos, Antigonos`u yenerek şehri ele geçirince, buraya karısı Nikaia`nın adını verdi. Roma devrinde şehir gelişti ve ünlü Nikaia konsilinin toplantı yeri oldu. Özellikle Doğu Roma imparatoru Justinianusçağında idari merkez haline geldi. VIII. yy`da Araplar tarafından birkaç defa kuşatıldı. 1065 depreminin zararları kısa zamanda onarıldı.Malazgirt zaferinden az sonra, 1078`de Türkler İznik`e girdiler. Şehri idare eden bey, burayı Selçuklu Sultanı Kılıçaslan`a teslim etti (1092). Fakat kısa bir süre sonra (1097) şehir çetin savaşlar sonucunda I. Haçlı Ordusu`nun eline geçti ve Bizanslılara verildi. Fakat imparator Aleksios Kommenos 1105`te şehri yeniden Kılıçaslan`a bıraktı. Şehir bir süre Türklerin elinde kaldıktan sonra tekrar Bizanslılar tarafından alındı. 1203`te Bizans, Haçlılar tarafından ele geçirilince Theodoros Laskariskendini Nikaia`da imparator ilan etti ve şehir siyasi, dini ve kültürel merkez halini aldı. Bu durum 1261`de Bizans`ın geri alınmasına kadar sürdü. XIII. yy`ın sonlarına doğru Osmanlıların ortaya çıkması durumu değiştirdi. Osmangazi zamanında şehire girildi (1329). Orhangazi zamanında bir süre Osmanlı devletine başkentlik yaptı. Çandarlı Kara Halil buraya kadı tayin edildi. 1402`de Timur tarafından yağma edildi. II. Murat zamanında, özellikle Çandarlılarınçabası ile İznik önemli bir sanat ve kültür merkezi oldu. Ancak İstanbul`un fethinden sonra gölgede kalmasına rağmen çiniciliğin en önemli merkezi idi. 1920`de Yunanlılar tarafından işgal edilen İznik, milli mücadelenin zaferle sonuçlanması üzerine kurtarıldı.

Açık hava müzesi gibi

Türk devri: Bu devirdeki eserlerin hemen hepsi erken Osmanlı çağına aittir. Hacı Özbek Camii, türbe ve hamamdan meydana gelen Hacı Hamza Mescid ve Külliyesi, Çandarlı Kara Halil Paşa`nın emriyle yapılan Yeşil camii, Mahmut Çelebi Camii, Şeyh Kutbettin Camii, Eşref-i- Rumi Camii, Orhan İmaret Camii, Nilüfer Hatun İmareti, Yakup Çelebi İmareti ve Türbesi, Süleyman Paşa Medresesi, Sarı Saltuk Türbesi, Kırgızlar Türbesi, Çandarlı Hayrettin Paşa Türbesi, İbrahim Paşa Türbesi, Osman Bey Hamamı, II. Murat Hamamı, İsmail Bey Hamamı bu devrin eserleridir. İznik çeşitli devirlere ait yapıların yanı sıra çini ve seramik merkezi olarak da önemlidir.

İznik Müzesi (Nilüfer Hatun imareti): Müzede Helenistik Roma, Bizans, Selçuk ve Osmanlı sanatı ile ilgili eserler vardır. Müze bahçesinde sarkofajlar, kabartmalar, sütun başlıkları, mimari parçalar, steller, islami mezar taşları bulunur. Revakların altında İslami kitabeler kronolojik sıraya göre sergilenmiştir. Müze eyvanında İznik çinileri, tabaklar, kaseler bulunmaktadır.



Terimleri görmek için lütfen listeden bir harf seçin:


[ A | B | C | D | E | F | G | H | I | J | K | L | M | N | O | P | Q | R | S | T ]
[ U | V | W | X | Y | Z | Ä | Ö | Ü | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 0 ]


  
Geri Dön ]


Copyright

Orhangazi||Orhangazi Köyleri
||Orhangazi Firma Rehberi||Orhangazi İş İlanları